Zona Hastalığı Kimlerde Görülür?

/ 5 Ocak 2017 / 1.265 / yorumsuz
Zona Hastalığı Kimlerde Görülür?

Zona hastalığı, suçiçeğini oluşturan virüsün ortaya çıkartmış olduğu sinir iltihaplanmasıyla oluşuyor.  Zona hastalığı yaklaşık 3 haftalık bir süreci oluşturmaktadır. Adeta suçiçeği görünümünde fakat ağrılı ve kırmızı renkli bir oluşumdur. Zona sonrası ağrı uzun yıllar dahi devam edebilmektedir.Zona Ağrısı ciddi bir şekilde hissedilir ve zor atlatılan bir süreçtir.Bu konu hakkında Zona Ağrısı Nasıl Geçer makalemizi okumanızı tavsiye ediyoruz.

 Zona Kimlerde Görülür?

Genel olarak vücut direnci düşük olarak kişilerin zona hastalığına yakalandıkları bilinmektedir zayıf bağışıklık sistemine sahip olan kişiler zona hastalığına daha  kolay yakalanmaktadırlar.

Vücudun direncini düşürerek bağışıklık sistemini zayıflatan herhangi bir durumdan sonra ortaya çıkar.Zonanın ilk oluşma sebebi 2 ile 11 yaşlarında görülen su çiçeğine hastalığı ile bağlantılıdır. Kişi 40’lı yaşlarda sonra zonaya yakalanma riski yüksektir. Küçük yaşta su çiçeği hastası olmamış kişi zona olur mu ? Zonanın ilk ortaya çıkış sebebi su çiçeğidir. Genellikle su çiçeği olmamış kişilerde görülmez. Kişinin vücut direncinin düşmesiyle birlikte zona baş göstermektedir. Bu süreçte hastanın vücut direncinin arttırıcı ek gıdalar verilmesi gerekmektedir. B vitamini gibi…

 

Bağışıklık sistemini zayıflatan nedenler nelerdir:

 

  • Yaşlanmanın etkisi
  • Yoğun geçen gün, aşırı stres, psikolojik baskı durumları
  • uyku düzeni bozuklukları
  • Dengesiz ve düzensiz beslenme alışkanlığı
  • Romatizmaya bağlı hastalıklar
  • İmmünolojik türü kronik hastalanma durumları
  • Kanser hastalıklarına yakalanma durumu
  • Kanser tedavisinin olumsuz etkisi
  • Kullanılan çeşitli ilaçlar
  • Zatürre hastalığı

,AIDS

Çeşitli enfeksiyonlar

  • çevresel kirlilikten etkilenme durumları

Zona Tedavisi Nasıl Yapılmalıdır?

Hekim kontrolünde verilen ilaç tedavisi yaklaşık olarak 3 haftanın sonunda etkisini göstermektedir. Zona tedavisi sırasında en çok tercih edilen ve en etkili yöntem; nöral terapi olmaktadır. Sinirleri doğrudan tedavi ettiğinden daha hızlı ve etkili sonuçları ortaya çıkartabilmektedir.