Çikolata Kisti Belirtileri Nelerdir

/ 18 Ağustos 2017 / 701 / yorumsuz
Çikolata Kisti Belirtileri Nelerdir
Çikolata Kisti Belirtileri Nelerdir?
Günümüzde, bayanların çokça karşılaştığı bir problem olan çikolata kisti, kadınların yüzde onunda görülen bir problem durumu olma özelliğine sahip. Belirtileri diğer bazı hastalıklarla da benzer olup psikolojik problemlerlerle dahi ortaya çıkabilmektedir. Peki çikolata kisti belirtileri nelerdir?
Tıp dilinde endometriozis olarak da bilinen çikolata kisti, çevremizdeki kadınların en az birinde mutlaka var olan bir problem, aynı zamanda kadınların en çok karşılaştıkları jinekolojik rahatsızlıklardan bir tanesidir.
Bir üreme çağı hastalığı olarak ifade edilen çikolata kistinin sn sık görüldüğü yaşların 30 dolaylarında olduğu bilinmektedir. Kronik kasık ağrısı şikayeti olan, adet dönemleri ve cinsel ilişkisi ağrılı geçen bayanlarda görülme oranı yüzde 70 tir. Kısırlık söz konusu olan bayanlarda ise bu oran yüzde 30-40 dolaylarındadır. Çikolata kisti, üreme çağında yer alan her 10 kadından birinde kendini gösteren bir durumdur. Adölesanlarda da sık görülen bir durum olmakla beraber regl sancısı çok şiddetli olan genç kızlarda görülme sıklığı daha yüksektir.
1) Çikolata kistinin sözünü edebileceğimiz en ilginç belirtilerden bir tanesi kronik yorgunluk sendromu olarak bilinmektedir. Devamlı bir yorgunluk hissi, işine odaklanmada güçlük çekme ve stres, çikolata kisti olan kadınlarda daha sık rastlanan bir durumdur. Dinmek bilmeyen bahar yorgunluğunu da dikkate almak ve böyle ciddi nedenlerden kaynaklanıyor olabileceğini de unutmamak gerekiyor.
2) En sık görülen ağrılardan olan kasık, bel ve sırt ağrıları da çikolata kisti belirtilerinden olabilmektedir. Ancak bu ağrılardan dolayı kimse bir kadın doğum uzmanına başvurmauı düşünemiyor. Halbuki ki geçmeyen bu tarz ağrılar çikolata kistinden ileri gelebilmektedir.
3) Çikolata kistinde kendini gösteren bir diğer önemli belirti de kişinin  tuvalete çıkmak istememesidir. Zira kist bağırsağı tutup daraltabilir ve tuvalet ihtiyacını giderirken hastada ağrıya yol açabilir. Bu da tuvalete çıkmayı istememesine neden olur. Hatta bazı hastalarda öyle bir noktaya ulaşabiliyor ki tuvalete çıkmamak için yemek yemeyi dahi istemiyorlar. Her biri birbirine çok yakın olduklarından dolayı idrar yaparken oldukça derin ağrılar hissetmektedirler. Söz konusu organlardan birinin hareketi yan tarafta yer alan lezyonu hareketlendirip dayanılmaz ağrıların oluşumuna yol açabilmektedir.
4) Çikolata kisti ile kısırlık arasındaki ilişki, bu hastalıkla ilgili tartışılan en önemli konulardan bir tanesidir. Zira çikolata kistinin yumurtalık ve tüplerde yapışıklıklara yol açması, sperm ile yumurtanın buluşmasını imkansız hale getirerek kısırlığa sebebiyet verebilmektedir. Söz konusu hastalığın kimi zaman çocuk sahibi olamadıklarına dair doktora başvurmaları ile de saptanması mümkün olabiliyor 
5) Cinsel ilişkinin ağrılı olması da çikolata kistinin bir belirtisi olabilmektedir. Birçok kadın, cinsel ilişkide ağrı çekmesini bir hastalığa bağlamaz ve bu nedenle de bir kadın doğum uzmanına başvurmaktan çekinir. Bu durumun devam etmesi de çiftler arasında ayrılığa varan problemlere yol açabilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı cinsel ilişkide ağrı problemi yaşayan bayanların çikolata kisti ihtimalini de akıllarında bulundurmaları gerekmektedir. 
 
6) Adet Döneminde yaşanan şiddetli karın ağrısı, çikolata kistinin en önde gelen belirtileri arasında yer almaktadır. Ancak pek çok kadın adet döneminde çektiği sancıları normal kabul edip önemsememekte ve buna bağlı olarak da herhangi bir hekime başvurma ihtiyacı duymamaktadır.
7) Çikolata kisti, bağırsakta şişkinliğe de yol açabilmektedir. Bu, her ne kadar başka nedenlere bağlı olarak gelişebilecek bir durum olabilse de üreme çağındaki bir kadında mevcut olduğunda çikolata kisti yani endometriozis olgusunu da akıllara getirmelidir. 
 
8) Pek çok kronik rahatsızlıkta olduğu gibi çikolata kisti olan bayanlarda da depresyon bir belirti olabilmektedir. Kişinin hayatını sınırlandıran, yemek yedikten sonra ağrılara neden olan bu hastalık, tüm bu nedenlerden dolayı depresyon ve anksiyete bozukluğuna yol açabilmektedir.